Merhaba canlar !
Valla nasıl özledim sizi anlatamam!
Günlerdir doğru dürüst ilk defa geçiyorum bilgisayar başına...
Çoğunuz biliyorsunuz; Bir süre öncesine kadar işsizlikten yakınıyordum. Yılbaşından itibaren üç aylık bir işsizlik dönemi yaşamıştım biliyorsunuz ama şimdi her şey tersine döndü çift işte birden çalışıyorum ve dolayısı ile (ne yazık ki) buraya ve sizlere gönlümden geçen ilgi ve alakayı gösteremiyorum. Sabah 08:00 den akşam 17:00 ye kadar kendi nakliye firmamızda saat 17:00 den gece 00:00 veya 01:00'a kadar da başka bir işte çalışıyorum. Ama son üç gündür diğer işyerime alışmak ve daha çabuk kavramak için , kendi nakliye firmamıza uğramadan direk diğer işyerime gidip gece 00:00'a kadar orada bulunuyorum ve dolayısı ile ne bloğa uğramaya, ne de sizlere zaman ayrımaya imkanım olmadı.
Ama bu gün minicik bir kaçamak , mini minnacık bir tatil yaptım...
Sabah manevi babamın yazığında Kumburgaz'daydım.
O kadar sakin ve güzeldi ki !
Önce kışın yazlıkta duran karı-koca ağabey ve abla ile birlikte güzeeel bir kahvaltı yaptık.
Kahvaltıdan sonra aldım bisikleti bir saat boyunca bisiklet sürdüm. :))
Özlemişim bisiklet kullanmayı , bacaklarıma ve ciğerlerime çok iyi geldi valla !
Daha sonra biraz kumsalda yürüdüm denizi ve dalgaları izledim.
Poyraz esmesine rağmen tertemizdi su... Kendimi suya bırakmak geldi içimden ama soğuktur diye gözüm yemedi :D
Sonra 12 ve 14 yaşında iki kız buldum, (Birinin adı Ebru diğerinin adı Hülya. Ebru kışın yazlıkta duran o çiftin kızı) top oynuyorlardı... "Hadi yakan top oynayalım" dedim :D Hiç itiraz etmediler. Birlikte yakan top oynadık :D
Sonra yazlığın bahçesinde gezdim biraz , ağaçların meyveleri olmaya başlamış zerdali ağacından bir kaç tane "çağla kadar olan" tazecik zerdali koparıp yedim. Sonra Nuriye abla çay demlemiş oturduk yazlığın bahçesine dalga sesleri bir yanda Nuriye ablanın tatlı dili - sohbeti bir yanda hep birlikte çaylarımızı içtik, babamda ben bütün bunları yaparken; yazlığa boya badana ve tadilat yapan ustalarla haşır neşir oldu daha çok, o işlerini bitirdi , ben gezdim dolaştım ve sonra geldik yine bir sürü işin gücün ortasına İSTANBUL'a geri. :(
Şu an saat 15:00. Bir saat sonra ikinci işyerime gideceğim (Hafta sonları "C.tesi-Pazar" ikinci iş yerimde olacağım sürekli) çalışmaya...
Yani bende durumlar böyle canlar. Bütün işlerimi belirli bir düzene oturtana kadar bir süre daha bu şekilde olacak sanırım ama ben yine zaman zaman gelip küçük ziyaretler yapacağım size arkadaşlar.
Aklımda ve kalbimdesiniz emin olun!
Çok konuştum ben yine sanırım :))
Ama anlatacak o kadar çok şey var ki !!!
Neyse; İnşallah uzun uzadıya yazacağım yine ilk fırsatta ;)
***
Gittim baktım daha kimsecikler yok (ev sahibimiz dahil) Kendi kendimi "bir gün bir gün bir çocuk eve de gelmiş kimse yok , açmış bakmış dolabı şeker de sanmış ilacı ..." diye şarkı söylerken buldum nedense :D
İlk gelmiş olmanın avantajı ile biraz sonra gidip Elma Şekerimin yatağına uzanıp biraz dinlenmeyi düşünüyorum valla ! Çünkü çok yorgunum!

Ama dinlenmeye geçmeden önce şu altınımı küçük hanıma bir vereyim önce. Benden Külçe altın. Bozdur bozdur harca Elma Şekeri. Malûm sen öğrencisin ;)
Benim Elma Şekerim büyüyünce doktor olacak olan idealist kız çocuklarından ;) Ama ben özellikle beyin cerrahı olmasını istiyorum çünkü bende böyle çalışmaya devam edersem zengin olup beyninden şüphe duyduğum bir kaç kişiye Elma Şekerimin şifalı elleri ile beyin nakli yaptırmayı istiyorum :D :D :D
Şaka bir yana lüften kimse üzerine alınıp da saldırıya geçmesin, uğraşamam!!! :D :D :D :D
Bu tatlı kızın sayfasına uğradığınızda; Yazılarında, sınavlarının ve okul hayatının onda bıraktığı derin izlerle sık sık karşılaşacaksınız.
Eğer boşlukvermedenbütünkelimeleriböylebitişikyazıyorsa bilin ki ya canı sıkkındır , ya morali bozuktur ya da küçük kuzunun kafası karışıktır ve bütün içtenliği ile sizinde kafanızı karıştırır. :))Eğer ağzınız tatlansın istiyorsanız ve siz de benim gibi şekeri ve şeker ürünlerini seviyorsanız mutlaka bi uğrayın !!!!
Dibinin Notu :Gapecikleeee "Denizli şivesinde DOST-ARKADAŞ anlamına gelir, kesinlikle küfür değil!!!!